Kayıtlar

Kitap etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Stephenie Meyer : Şu Vampirli Alacakaranlık Serisinin Yazarı Mı?

Resim
Evet ta kendisi. Alacakaranlık serisini ilk kitaptan itibaren bir sonraki kitabını heyecanla bekleyerek okudum. Sonra kitabevinin rafinda Göçebe'yi gördüm ve almak için bir an bile tereddüt etmedim, çok da başarılı buldum. Ve... aradan seneler geçtikten sonra kitap fuarında Kimyager'i görünce yine tereddütsüz satın aldım.   Çünkü Stephanie Meyer bence iyi bir yazar. Birbiriyle yakından uzaktan alakası olmayan; Alacakaranlık serisi, Göçebe ve Kimyager gibi üç kitabı yazmak her yazarın yapabileceği birşey değil. Üstelik kitaplarındaki olay örgüsünü, karakterlerle o kadar güzel harmanlıyorki ; kitabın sonuna kadar karakterle bütünleşmenizin yanında kitabı okuduktan sonra da o karakteri yada karakterleri hiç unutmuyorsunuz.    Kimyager'de de Alex (Juliana), Daniel, Kevin ve Einstein'ı unutmak mümkün değil. Üstelik Einstein bir köpek. Türkiye'de Epsilon Yayınevi tarafından yayımlanan, 590 sayfalık bu sürükleyici kitabı herkese tavsiye ede...

Hikayesi Olan Ölüler

Resim
Herkes okuyacağı kitapları farklı yöntemlerle seçer. Kimi kitapçıdaki çok satanlar bölümünün müdavimidir, kimi arkadaşlarının beğendikleri kıstasına göre kitap satın yada ödünç alır, kimi kitap bloglarını takip eder, kimi edebiyat dergilerinin tavsiyelerini evla görür. Eylem okumak ise, bence diğer herşey teferruattır. Sadece arkadaşım önerdi diye okuduğum da olur, çok satan listesinde ne varmış diye göz attığım da. Sırf kapağını beğenip aldığım kitap da vardır, edebiyatçılar övdü diye internetten getirttiğim de. Önemli olan OKUMAKtır benim için.  Bazen çok beğenirim okuduğum kitabı notlar alırım defterime, günlerce etkisinden kurtulamam, bazen o kadr sıkar ki zaman kaybı olmadın diye hızlı okuma tekniğiyle literatür tarar gibi okurum. Bazı kitapları yıllar içinde tekrar okur, algısı uygun ve okuyan arkadaşlarıma hediye ederim; bazı kitapları ise okuduğumu bile unuturum.  Hikayesi Olan Ölüler , Sabit Fikir dergisinde eleştirisini okuduğum ve 2015 Okunacaklar Listeme eklediğim ...

True Blood Final Sezonu

Resim
Her zamanki gibi kitaplarını okumuş olduğum bir vampir serisi, True Blood . Okurken Japon bilim adamlarının sentetik kanı icat etmesiyle vampirlerin kendini ifşa etmiş olması mantık olarak çok hoşuma gitmişti ve itiraf etmeliyim ki ilk kitaptan itibaren serinin her kitabının çıkmasını ve Türkçemize çevrilmesini heyecanla bekledim.14 kitaplık serinin son kitabı olan Patron Ölüsü'nü özellikle (okumamak için) almayıp yaz tatiline sakladım(ki bu hafta alıp okuyacağım çünkü dizi başladı). Dizisinin çekileceğini duyduğumda ise resmen mutluluktan havalara uçtum. Eric Northman karakterini kimin canlandıracağı sorusu aklımdaydı elbette ve Alexander Skarsgard müthiş bir seçimdi. Sezonlar ilerledikçe senaristler kitaplardan oldukça uzaklaşmış olsa da diziyi belli bir çerçeveden dışarı çıkarmadan başarı ile devam ettirdiler. Ve... benim de üzülerek tahmin ettiğim üzere tadında bırakarak bu sezon final yapıyorlar.  Amerika'da gösterilen bir çok dizinin aksine kış ay...

HARUKİ MURAKAMİ 村上春樹

Resim
Daha önce kitaplarından herhangi birini okumadığım bir yazara ait bir kitap alacaksam, genellikle ismi beni en çok çekeni tercih ederim. Normalde kitabın arka kapağındaki kısmı yada önsözü okumak daha mantıklıdır ama nedense ben böyle yapmayı seviyorum.  2010 Haziran'ında İzmir'de çok değerli kankam Anıl Şahal'a doğum günü hediyesi almak için İngilizce kitap bakarken, Haruki Murakami'nin Kafka On The Shore kitabı (Sahilde Kafka) dikkatimi çekmişti ve onu satın almıştım. O gün bugündür, kendime de Türkçe yada İngilizce bir Haruki Murakami kitabı alıp bu SÜRREALİST KURGU yazarı ile tanışmalıyım diyorum. Nasip Ocak 2014'e imiş.  Hnagi kitabını aldım dersiniz? KOŞMASAYDIM YAZAMAZDIM :) Yeni başladım , yavaş yavaş ve sindire sindire okuyorum. Çünkü bir yazarı ilk kez okuyorsam bu şekilde okumayı seviyorum. Ama şimdilik çok iyi gittiğini ve kendisinin diğer kitaplarını alınacaklar listeme eklediğimi itiraf etmeliyim. 65 yaşındaki Ja...

DEATH COMES TO PEMBERLEY

Resim
İki akşamdır roman uyarlaması olan bir MİNİ SERİ DİZİSİ olan ÖLÜM PERBERLEY'E GELİR (DEATH COMES TO PEMBERLEY) 'i izledim. 60'ar dakikalık 3 bölümden oluşuyor ve İngiliz yazar P.D. JAMES'in aynı adlı romanından televizyona aktarılmış. Oldum olası mini serileri sevmişimdir. Tadı damağınızda kalır ve biter, özellikle kaliteli bir yapımsa. IMDb puanı 7,3 , bense edebiyat uyarlamalarını sevenlere tavsiye ederim. Kurgusunu ve oyunculukları beğendim. İngiliz ingilizcesini ise oldum bittim sevmişimdir. Elizabeth Darcy karakterini çok sevdiğimi, Lydia Wickham karakterini canlandıran aktirisin yüzüne bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Burada 93 yaşındaki yazarın romanı 2011'de yazdığını ve 2013 yılında televizyon uyarlamasının çekildiğini belirtiyor , kalanını anlatmıyor izlemek üzere sizlere bırakıyorum ;) Sevgiler...

Işıklar İçinde Uyu ALİ

Resim
ali Öyleyse ben size hep Ali diyeceğim Aşk bazen çok Ali Mehmetler ölüyor, Aliler öldürülüyor çünkü ayşelerse doğuştan ya dul ya evli Ayşe bazen çok Ali İçimizdeki isimlere yeni bir şans vermeli, Gidenin peşine düşmeden Ölenin duasını etmeden Mümkünse sade, mümkünse seviyeli Yalnızlık unutuluyor, ayrılıklar unutturuluyor çünkü Kalanlarsa bile bile ya sessiz ya deli Öyleyse ben size hep Ali diyeceğim Hikâyenin gerisi zaten çok belli Dertler zarifse vakit almaz teselli Hoş geldin esvabımın cevabı, aklımın zamanı Aşk bazen insandan çok evveli Öyleyse ben size hep Ali diyeceğim Aşk bazen çok Ali Küçük İskender

SON YAPRAK (The Last Leaf)

Eşim 2 gece önce bana bir hikaye okuttu, ben de sizlerle paylaşmak istiyorum. SON YAPRAK- O'HENRY Washington Meydanı'nın batısındaki küçük mıntıkada, caddeler acayip şekilde' sokak' denilen kollara ayrılıp, tuhaf köşeler ve üçgenler oluştururlar. Bir cadde diğeriyle iki, üç yerde kesişir. Vaktiyle hiç tablo satamamış ressamın biri burada iyi bir fırsat yakaladı. Galiba caddeyi geçerken aniden yağlı boya tablolara para harcamaya hevesli bir  kolleksiyoncuyla karşılaşmıştı. Sonra Greenwich denen bu eski, antika mahalleye kısa zamanda başka ressamlar da gelip, kuzeye bakan pencereli, ucuz kiralık odalara, 18. Yüzyıldan kalma ve Hollanda tarzı çatılarla dolu evlere yerleştiler..ve neredeyse bir 'koloni' oluşturdular. Alçak, üç katlı, tuğla bir evin üst katında, Sue ve Johnsy'nin stüdyosu vardı, Johnsy, Joanna' nın kısaltılmışıydı. biri Maine'li, diğeri de Kaliforniya'lıydı. 8. Caddedeki 'Delmonico'nun yeri'nde tanışmışlardı, sana...