Düğün Bahane Çeşme Şahane

Bir önceki yazımda belirttiğim gibi cuma, cumartesi yine İzmir'deydim. Eşimin amcasının oğlunun düğünü vardı. Ailelerin birbirini görmesinin , hasret gidermesinin en güzel yolu düğünler, en acı yolu ise cenazeler. Ne yazıkki yoğun hayat temposu birçok insanı bu iki olay dışında bir araya getirmiyor. Mecburen herkes kendi hayatını yaşıyor ve bir düğün, bir cenaze bahane olunca senelerdir görülmeyen aile bireyleri görülüyor. Elbette hepimiz düğünleri tercih ederiz.

20 Temmuz sabahı eşimle İstanbul'dan yola çıktık; köprüyü rahatça geçtik , feribota rahatça bindik. Balıkesir - Manisa yolundaki yol çalışmaları dışında gayet rahat bir yolculuk sonucu İzmir'e vardık. 

Önce düğünleri olan Hacı Amcaların evine uğradık. Eşimin daha önce tanıştığım ve tanışmadığım kuzenleriyle görüştük. Eşimin rahmetli annesinin ile babasının çok kardeş olması ve bizim sadece nikah yapmamız dolayısıyla uzaktakilerin nikahımıza gelmemesi dolayısıyla ben eşimin ailesinin %80'ni tanımıyorum. 

Düğün evi malum zaten kalabalık , oradan ayrılıp Hüseyin Amca ile Nursel Yenge'nin evine gittik. Nursel Yengem her zaman olduğu gibi müthiş yemekleri hazırlamış bizi bekliyordu zaten. 

21 Temmuz sabahı kalktık , düğün akşam 20.00'de. Gelin almaya falan gitmeyelim , direk düğün salonuna gideriz dedik. Hüseyin Amca'nın oğulları Ozan ve Uğur'u da alıp ÇEŞME - ILICA'ya denize gitmeye karar verdik. Eşimin kardeşi Can zaten önceden gelmişti İzmir'e onu da alıp hep beraber Çeşme yolunu tuttuk. 



Çeşme - Ilıca Plajı'na vardığımızda saat henüz 09.00'du ve denizde oyun oynayan köpekler ve bizim gibi birkaç erkenciden başka kimsecikler yoktu. Şezlonglarımıza yerleştik, denizin ve güneşin tadını çıkardık.

Can - Mahir - Ozan - Ben
 Uğur - Can - Mahir - Ozan

Denizde oynanan top ve sahilde oynanan tavla , bol bol yüzme derken saati 16.30 yaptık ve hemen eve döndük. Düğün beklemez. 

Eve varır varmaz önce duşa , sonra kuaföre derken giyindik hazırlandık saat 20.00 gibi Bayraklı'ya doğru yola çıktık. Bayraklı sahilinde Havuzlu Düğün Salonu'nda yapılan düğünde de bir sürü akraba ile tanıştım. 

 Ben - Mahir - Işıl (eşimin kız kardeşi) - Can (eşimin erkek kardeşi)
Ozan (Eşimin amcasının oğlu) - Nursel Yengem (Eşimin amcasının eşi)

Evlenen çiftin resimlerini çekmedim, çünkü ben damatla o gece tanışmışken tutup resimlerini çekmek istemedim :)  Gecenin sonunda davul sesinden şişmiş kafalarımız ve akrabalarla bir arada olmanın sevinci eşliğinde eve döndük. 

22 Temmuz sabahı da Can, eşim ve ben yola koyulduk ve akşam 18.30 civarında evimizdeydik. Yorulduk mu? Elbette yorulduk . Ama keşke bütün yorgunluklar böyle güzel sebeplerden kaynaklansa ;)

Şimdi ev işleri beni bekliyor artık. Bir sıraya koyup ufak ufak yapmalı hepsini. 

Sevgiler...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fırın Kızmışken : Dolmadan Artan Kabak İçi Değerlendirme ve Beşamelli Tavuk

Maniküre SON !

Artık İplerimizi Değerlendirelim